Blog Detay

Lates Post

Sensei Olmak...

Sanırım ilk bu duyguları hisseden ben değilim , son da olmayacağım aşikar fakat vakit geçtikçe insanın üzerindeki sorumluluk artmaya başlıyor. Tevazu daha da önem taşıyor çünkü tevazu ve otorite arasındaki çizgi git gide inceliyor. Yaşım gereği (Dojodaki hemen hemen herkes yaşça benden büyük olduğu için) ve aldığım kültür sebebiyle tevazu hep daha kolay gelmiştir. Keza mütevazılık ile ilgili de önümde hep güzel ve bol örnekler olmuştur . Fakat otorite, biraz kişilerin sizi nereye koyduğu ile ilgili sizi nerede görmek istediği ile ilgilidir. Nasıl doğru anda doğru bir teknik yapmak gerekiyorsa ya da o anı ve tekniği öğrenmeye çalışıyorsak bu incelen çizgi üzerinde yürümek ve dengeyi her seferinde bulmaya çalışmak da paralel bir çalışma olmalı…



Derecemi kutlayan bir çok kişi oldu. Telefonda , mesajla , gördüğünde sarılarak özellikle bitmeyen alkışlarla ve pastalarla biraz da mahcup ederek :)  . Bu arkadaşlarımın hepsinin bu derecede bir katkısı olduğunu bilmek ve beni koymak istedikleri yer aslında asıl kıymetli olan , çünkü siz kendinize Senpai , Sensei , Shihan vs deseniz de asıl önemli olan size birilerinin bu şekilde hitap etmesi ve hitap etmek istemesidir. İlham kaynağı olmak oldukça zor ve dinlenme imkanının olmadığı bir sorumluluk , kendi kendine bu mertebeleri uygun görenler olabilir fakat fikrimce birileri bana Sensei dediği sürece Sensei’yim, öğretecek , eğitecek öğrenciler olduğu sürece bu mertebe daha da anlam kazanıyor…



Bu derecemde, başta öğretisini , dünya standartlarında eğitimi ve bilgisini bitmek tükenmek bilmeyen bir disiplin ve prensiple benimle paylaşan, Aikido hayatımın başlamasına ve devamına sebep olan ve beni bu dereceye layık gören Hocam Mustafa Aygün’e (Shihan 6. Dan) , bugüne kadar hem eğitimimde hem hayatımda örnek aldığım hala Erenköy Dojomuzda Yudansha derslerini vererek bana destek olan ve abim gibi gördüğüm Armen Hüsüman Sensei’me , Aikido hayatımdaki önemli kazanımlarımdan gerek fikirleri gerekse dünya görüşlerinden feyz aldığım Sarven Sıradağ Sensei’me ve Ari Küdyan Sensei’me , her zaman farklı bir bakış açısını görmemi sağlayan ,derinliği ve eğitimime olan özeni sebebiyle Cemil Gücüyener Sensei’me ,  gerek UAO gerekse de temel değerlere olan bağlılığı ile örnek olan Hürşat Erbilgin Sensei’me , Aikido hayatımda (bahsetmeden geçemeyeceğim) beraber yürüdüğüm yol arkadaşım Onur İlker Senpai’ye, evim ve ailem olarak gördüğüm,  ismini tek tek yazamadığım minderde birlikte ter döktüğüm her ihtiyacım olduğunda elimden tutan her fırsatta beraber olduğumuz tüm Erenköy Dojo Senpailerine ve ailesine, beni hep yücelten, beraber olmak isteyen ve her fırsatta hasret giderdiğimiz tüm UAO okulları Dojo-Cho larına , tüm okullarımızdaki Aikido sanatına gönül veren tüm UAO Senpailerine ve öğrencilere teşekkürlerimi sunmak ve yolun daha çok uzun olduğunun farkında olduğumu belirtmek isterim.



Ayrıca sorumlu olduğum Dojolarda üzerimdeki yükü paylaştığım ilgisini ve kararlarımı hep önem sırasında üst seviyede tutan Sibel Süren Senpai'ye ve dert ortağım olan , çoğu zaman konuşmadan bile anlaştığım , her dakika saat kaç olursa olsun desteğe hazır olan Müge Senerman Senpai’ye teşekkürü bir borç bilirim.



Son olarak hayatımdaki tüm kararlarımda, özellikle de Aikido konusunda bana desteğini hiç esirgemeyen her zaman cesaretlendiren ve hayatımda rol model olarak aldığım Annem Nükhet Yaltı ve Babam Sancar Yaltı’ya , her zaman ve her şekilde konu Aikido olduğunda kendi işi gibi gören, bana destek olmak için her türlü fedakarlığı yapan, evde yıkanan Aikido kıyafetleri evi ele geçirdiğinde çıldırmayan , Aikido için yaptığım seyahatlerde “evin yolunu unuttun” demeyen , konu Aikido olduğunda akan suları durduran , sıfır kapris prensibini kendine şiar edinmiş bir tanecik eşim İrem Güre Yaltı’ya minnet duyduğumu ve duyacağımı da belirtmek isterim .



Yazıdan da görüleceği gibi aslında seviye ilerledikçe size ve ideallerinize olan saygıyla harcanan emek de o oranda artıyor naçizane kanaatimce de sorumluluğun kaynağı da buradan geliyor. Bana ileride teşekkür eden olur olmaz bilemiyorum ama ben bulunduğum konum için müteşekkirim. Sevilmek ve beraber uyum içerisinde hayatı paylaşmak olması gereken olsa da verdiği heyecan ve huzur olağanüstü, bu sebeple herkese aynı duyguları temenni etmekten daha güzel bir dilek bulamıyorum , hep beraber yürümek dileğiyle.



Tüm Dostlarıma Sevgi ve Saygılarımla,