Blog Detay

Lates Post

İlerlemek ve ertelememek


Daha sık yazmaya söz verip sonra bu kadar ara verdiğim için öncelikle sizden sonra da kendimden özür diliyorum. Farkındalığın en önemli unsurlarından biri olduğunu yeni yeni idrak ediyorum yazmanın…

Milyonlarca düşünce geçiyor kafamızda herhangi bir zaman diliminde , bu düşüncelerden biri de şu an kurduğum cümlelerin aslında ne kadar devrik olduğu ve bunu düzeltip düzeltmemek konusundaki düşüncem. Diğerlerini düzeltsem de bunu düzeltmeyeceğim , çünkü bu zihnimden , kalbimden bir kesit . Gün içerisinde yüzlerce şey yazıyoruz aslında, mesajla , eposta ile , ya da deftere, ajandaya aldığınız bir not ile . Fakat kendimize, daha doğrusu düşüncelerimize ait şeyleri paylaşmıyoruz . Bunlar aslında geçmişe dönük birer fotoğraf ya da video gibi , bu zamanki benden bir kesit . Çünkü her ne kadar yaşadığımız ömür içerisinde bedenimizde belirgin bir evrim geçirmesek de, zihnimizde bir olay bir enstantane bile ciddi bir değişime yol açabiliyor. İşte bu değişimleri gözlemlemek, nereden ve nasıl evrildiğini idrak edebilmek için duygu ve düşüncelerinizi bir şekilde yazıya dökmeniz ve bunun için daha güzel bir zaman bulana dek beklememeniz gerekiyor. Yani durmadan gelişmeye devam etmek prensibi temel dayanak noktası. 

Bugün sevdiğim ve takip etmekten keyif aldığım bir sanatçının videosunu izledim ve hayatımla ilgili bir karar aldım. Bu kararın ya da sanatçının önemi yok (tabii ki önemli fakat ana fikir farklı) ve bunun için gereken adımları atmaya başlamama sebep oldu. İşte hayat da böyle, eskiden hata yapmaktan ve düşüncelerimi hatalı olabileceği ihtimali ile paylaşmaktan çekinirdim  hatta yazmayı düşünemezdim bile. Ben kimim ki duygu düşüncelerim bir şey ifade etsin…Elbette bu anlamda artık oldum diyebileceğim bir noktanın varlığına inanmıyorum; fakat yazmazsam geçmişimi, bu yaşımdaki, bu zihin yapısındaki "beni" unutacağım ve bugüne nasıl geldiğimi kesinlikle hatırlamayacağım . Eskiden sahip olduğum endişem ve korkum hala var , hala hata yapmaktan çekiniyorum fakat artık yapabileceğim hataları sınıflandırmaya ve daha çok bir başkasını incitebilecek hatalardan korkmaya diğer muhtemel hatalardan korkmamaya özen gösteriyor bol bol onlardan yapmaya çalışıyorum. Hatasız yaşamın varlığı bile kendi içinde bir çelişki…

Çok garip bir zamanda yaşıyoruz… Öyle mi gerçekten?..Hayır . Bu çağın , bu zamanın getirdikleri bu ve biz bunu yaşıyoruz. Eminim bundan birkaç yüz yıl öncesinde de aniden gelen bir felaketle karşılaşan insanlar da bu tepkiyi verdi. Fakat zaman , her zaman uyum zamanı, hayatta kalma zamanı… Elbette alıştığımız düzeni daha önce hiç olmadığı kadar hızlı değiştiren bir süreç olduğu aşikar fakat her zaman bu olaylarla karşılaşmak hayatımızın bir anda değişmesi mümkün. 

Herkes soruyor ne zaman eskisi gibi antrenmanlara başlayabileceğiz diye… Bilmiyorum, samimiyetle bu sorunun cevabı  "kimsenin sağlığını tehlikeye atmayacağımıza emin olduğumuzda " . Fakat o gün ne zaman gelecek 1 ay sonra 3 ay sonra belki daha da uzak bilemiyorum. Tek yapabileceğim o zamana kadar sabretmek ve elimde sahip olduklarımla bu sürecin bana getirdikleriyle ilerlemek çünkü her ilerleme öne doğru değil, bazen yukarı, yana , hatta belki de geriye. Su vadide nasıl akıp yolunu buluyorsa biz de o şekilde bulacağız…


Sevgi ve Saygılarımla, 


Emirhan YALTI